Yöneticiler ve Güven
Yöneticileri izlediğinizde bazı gerçekleri görmek hiç zor değil:
1- Yöneticiler etrafında gerçekleri söyleyenlerden ziyade duymak istediğini söyleyen astlar isterler.
2- Yöneticiler kendi hedefleri doğrultusunda duymak istediğini duyar,görmek istediğini görür.Kendi hedefi tüm takımın hedefini göz ardı eder.Halbuki takım hedefine gerekli desteğini verseler zaten kendi hedefi tutacaktır.
3- Kendi hedefleri için herşey iyi giderken normal gibi hareket ederken kriz anında gerçek yüzünü ortaya koyarlar.Halbuki kriz kendi görmek istemediğini ya da duymak istemediği konular ile ilgilidir.
Etrafında “Güvensiz bir kadro” oluşur.Bu da uzun vade de ciddi bir sıkıntı yaratır.
Bu yöneticilerin sürdürülebilirliği tartışma konusudur.
Halbuki;
Güven vermek önemlidir. Güven duymak önemlidir. Duyulan güveni boşa çıkarmamak daha da önemlidir.
Buradan hareketle aşağıdaki mantığı değerlendirmek gerekiyor:
En iyi Buğday Her yıl yapılan ‘en iyi buğday’ yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:
-Benim sırrımın cevabı, kendi buğday tohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor, dedi.
-Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? diye sorulduğunda,
-Neden olmasın, dedi çiftçi.
-Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır.
Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir.
Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.
Ders: Sevgi ve paylaşmak en yakınınızdan başlar. Sonra yayılarak devam eder. Kin, cimrilik, nefret kimsenin hoşlanacağı davranışlar değildir.
“Ben değil biz”