Tüm yazılar

Kurumsal Şirketler gerçekten yönetiyor mu?

(Yalaka Sistem)

Şirketler büyüdükçe yapı hantallaşmasına rağmen büyümeye devam etmeye çalışmanın pek karşılığı yok..

Şirkette organizasyon şeması üçgen olması gerekirken “Yamuk” şeklini alıyor halbuki.

Büyümeden önce basit bir organizasyon şemasına baktığımızda ;

  • Genel Müdür
  • Genel Müdür Yardımcı(2)
  • Müdürler
  • Yöneticiler
  • Birim sorumlusu

Diye oluşurken;

Büyüyen şirketlerde ;

  • Genel Müdür
  • Genel Müdür Yardımcısı(4–6)
  • Direktör(20)
  • Grup Müdürü(40)
  • Müdür (80)
  • Müdür Yardımsı(160)
  • Yöneticisi(400)
  • Birim sorumlusu(800)

Gibi saçma sapan yerlere gitmektedir.

Bu sistemde beyaz yaka sayısı öyle artıyor ki üreten mavi yaka ile yarışır hale geliyor maalesef.

Bu organizasyon şemasında Genel Müdür’ün işi yönetmesi imkansız hale gelmekte Genel Müdür Yardımcıları kendi bağımsızlıklarını ilan etmektedir.

Direktörler kendi yerlerini korumak için sürekli tribüne oynadığı içim altındaki direktörleri.direktörler de grup müdürlerini yönetemez hale gelmektedir.

Böylece Genel Müdürün altında;

Genel Müdür Yardımcıları

Direktörler

Grup Müdürleri

Hatta Müdürler kendi bağımsız alanlarını oluşturup işlerini yürütmeye çalışmaktadır.

Burada en büyük etken şirketlerde bireysel hedeflerinin üzerine çıkmasıdır.

Özellikle prim sistemi ile yönetilen şirketlerde bu ön plana çıkmaktadır.

Ekonomik kriz olmadığı sürece şirketler bunun farkına varmayacak gibi.

İşin enteresan tarafı yetkin olmayan bir sürü insanı kaybetmemek için her türlü ünvan verilmektedir.

Yönetimler düşünen .yaratıcı ,yetkin insanlardan ziyade güdülebilen yöneticiler yaratmaya çalışmaktadır.

Yani liyakat sahibi değil riyakat a önem verir haldeler.

Bu sistemin adının “YALAKA SİSTEM” olarak literatüre girmesi gerektiğini düşünüyorum.

Firmalar olası en basit krizde bunu farkedecekler ama iş işten geçecektir.

Prim sistemi olduğu sürece bu sistem hep devam edecektir.

Herkes biliyor, geminin su aldığını.

Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini.

Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu.

Ama kimse birşey yapmıyor..

Çünkü herkesin içine geliyor.

— Yücel Bayram